Melikgazi Belediye Başkanı Yıldırım Beyazıt Kentsel Dönüşüm alanındaki çalışmaları inceledi

Osmanlı ordusu ile Akşehir’de savaşsa da bundan yenilgiyle ayrılarak, Ankara’ya gitti. Ardından Rodos’a giderek, bir daha ülkesine dönmedi. Esir hayatı yaşayan Cem Sultan, 25 Şubat 1495 yılında vefat etti. Beyazıt ülkede üç gün süren yas ilan etti. Kardeşinin cenazesini uzun uğraşlar sonunda alıp, Bursa Muradiye Camisindeki kardeşi şehzade Mustafa’nın türbesine defnedildi. Bu arada kendisinden yardım isteyen Müslümanları ve Yahudileri Cem Sultan’ın ölümünden sonra Osmanlı topraklarına getirdi.

Böylece resmen hükümdarlığını ilan etmiş oldu. İstanbul fethedildikten sonra, Şehzade Bayezid 7 yaşlarındaykenHadım Ali Paşarehberliğinde Amasya’ya vali oldu. Cem vakasının yatışmasını müteakip Buğdan beyi ile yapılan savaş sonucunda Kili ve Akkerman kaleleri zapt edilerek Osmanlı toprakları Kırım’la birleşmiş oldu. Bugüne kadar Osmanlı’yı, Endülüs Müslümanlarının felâketine karşı seyirci kalmakla ithâm edenler, ya bu târihî gerçekleri lâyıkıyla takdîr edemeyenler, ya da kasıtlı olan kimselerdir. Beyazıt Han devrinde Endülüs müslümanlarına elden gelen yardımın yapılmasından da geri kalınmamıştır. O’ndan, babasının açtığı fütûhât yolunda yürüyerek “Batı Roma”nın başlanmış olan fethini ikmâl etmesi bekleniyordu. Ancak, başta “Sultan Cem” vak’ası olmak üzere, alevî menşe’li “Şahkulu” isyânı gibi vak’alar, bu umûmî arzuyu gerçekleştirmesine imkân bırakmamıştır. Böyle olmasaydı, O’nun da babası Fâtih Sultan Mehmet Han ve oğlu Yavuz Sultan Selîm Han gibi fütûhâtçı olacağı muhakkaktı.

Sultan II. Bayezid, Venedik seferine çıkmak üzere, 31 Mayıs 1499 günü İstanbul’dan ayrıldı. Amiral Melchior Trevisano, Mora’daki Venedik üslerinin başkumandanı tayin edildi ve hummalı bir savunma hazırlığına başlandı. Venedik’e ağır bir darbe vurmak isteğinde olan II. Bu sıralarda Venedik’in Mora’da yer alan deniz üsleri İnebahtı’nın üzerinde Güney Mora’nın üç yarımadasının en batısında yer alan Modon, Koron ve Navarin limanları idi. Belgrad’a ulaşarak kaleyi kuşatan Süleyman Paşa Osmanlı tarihinde II. Murat ve Fatih’ten sonra kaleyi kuşatan üçüncü kişi olmuştur. Kuşatma devam ederken Macarları yıldırmak amacıyla Erdel’e giren Süleyman Paşa burada yenilmiştir. Bu yenilgi ile başarı ihtimali kalmadığını düşünerek kuşatma kaldırıldı ve Kanuni Sultan Süleyman’a kadar bu şehir alınamadı. Bu olaylar olurken Osmanlılar’dan ümidini kesen II. Bayezid’in kayınpederi Dulkadir Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey Memlükler’e yanaştı. Bunun üzerine azledilen Bozkurt Bey’in yerine kardeşi Şah Budak Bey tayin edildi.

Osmanlı kuvvetleri, askerlerin tüm silah ve cephanelerini yanlarına alarak çekilmesine izin verilmesi hâlinde, kaleyi teslim edeceklerini taahhüt ettiler. Kaleye yardım gelmesinden korkan Napoli Kralı bu anlaşmayı kabul etti. Böylece 8 bin Osmanlı askeri tüm mühimmatları ile gemilere binip, Otranto Boğazı’nı geçerek Arnavutluk’ta Osmanlı topraklarına çıktı. Bayezid’in ordusuyla Yenişehir ovasında savaşıp yenilen Cem Sultan önce Konya’ya kaçtı. Konya’da yeterince destek bulamadıktan sonra Tarsus’a geçti.

Beyazıt’ın oğulları arasında taht mücadelesi başladı. Beyazıt tahtı oğlu Yavuz Sultan Selim’e bıraktı. 5) Şehzade Selim, bu olay üzerine babasına karşı isyan etti. 4) Boğdan yıllık vergi vermeyi kabul ederek Osmanlı egemenliğine girdi. İmaret’in dikdörtgen olan mekânlarının üzeri tonozlarla örtülüdür. Bu mekânların önünde, İmaret’in camiye bakan yüzlerinde küçük kubbelerle örtülü revak kısmı bulunur. Şehzade Mehmed, Kırım’ın Kefe şehrinde sancak beyliği yapan Şehzade Mehmed, 1504’te vefat etmiştir. II. Bayezid’in vefat haberi alındıktan sonra, bütün İslâm dünyasında gıyâbî cenaze namazı kılındı.

II. Bayezid Dönemi (1481 – 10. Sınıf

Fransa kralı Osmanlılara karşı yapacağı haçlı seferinde Cem’den ya­rarlanmayı düşündü. Cem Fransa kralıyla Napoli’ye geldiğinde öldü. Şehir Merkezi, Hacı İlyas Mahallesinde bulunan II. Bayezid Külliyesi Şehzadeler Gezi yolu kıyısındadır. Usta yazar Abdurrahman Dilipak sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda ‘Şeytana karşı uyanış’ mitingi düzenleyeceklerini açıkladı… Sultan II. Bayezid, sarayının duvarlarına güvenemediğinden sarayın bahçesinde bir çadır kurdurarak on gün kadar orada ikamet etti. Barak Reis’in bu kahramanlığından dolayı Sapienza Adası’na “Barak Reis Adası” ismi verildi. Amiral Melchior Trevisano, Mora’daki Venedik üslerinin başkumandanı ilan edildi ve yoğun bir müdafaa hazırlığına başlandı. Padişahların bizzat ordunun başında başkumandan olarak katıldıkları bu seferlere “Sefer-i Hümayûn” denilmektedir. Cem Sultan Avrupa’dayken, İspanyollar karşısında yenilgiye uğrayan Endülüs’teki Müslümanlar Osmanlı Devleti’nden yardım istemişlerdi.

Bayezid sükûneti seven, memleketi mâmur, halkı refah içinde görmek isteyen bir padişah olmakla beraber bu emeline ulaşamadı. Bunun birçok sebebi arasında kendisinin giderek hoşgörüden uzaklaşmasının ve yönetimi ehil olmayan kişilere bırakmasının da payı vardır. 1492 ve 1502 yıllarındaki veba salgınları pek çok ölüme yol açmış, altı yıl süren bir kıtlık da büyük sıkıntılar doğurmuştu. İstanbul’da 11 Eylül 1509’da başlayıp kırk beş gün süren deprem, 1070 evle 109 mescidin yıkılmasına ve 5000’den fazla can kaybına sebep olduğundan “küçük kıyamet” diye anılmıştı. Şehzadeler arasında baş gösteren saltanat mücadelesi ile buna eklenen Şahkulu İsyanı ise Bayezid’i önce tahtından, sonra da hayatından etti. Bayezid büyük oğlu Ahmed’i tahta geçirmek üzere İstanbul’a çağırdı. Veliaht Şehzade Ahmed’in Maltepe’ye kadar gelmesi üzerine Şehzade Selim’i destekleyen birlikler ayaklandı.

Bayezid Dönemi Teşkilatlanma Çalışmaları

Bu olaydan çıkar sağlamak isteyen Papa VIII. Innocentius’un, Cem Sultan’a, Hristiyan olması hâlinde onu Osmanlı Devleti’nin başına geçirebileceğini teklif ettiği söylenir. Savaşı her ne kadar Yavuz kaybettiyse de mücadele sırasındaki cesareti, askeri kabiliyeti ve kararlılığı yeniçeri askerlerini büyüledi. Bu durum yeniçerilerin ve Osmanlı devlet adamlarının Yavuz taraftarı bir siyaset izlemelerini sağladı, bu yoğun destek karşısında II. Bayezid çaresiz tahtı oğlu Yavuz’a bırakmak zorunda kaldı. Bayezid’in gevşek davranması Trabzon’da Vali olan Şehzede Selim’i rahatsız ediyordu.

{

Türk Tarihinde İlkler – I. ve II Meşrutiyet

|}

Bu depremlerin ardından İstanbul’un yeniden imar edilmesi çalışmaları başlamıştır. Beyazıt’ın çabalarıyla İstanbul kısa sürede Mimar Hayreddin nezaretinde inşa edilmiştir. Kristof Kolomb, seyahat planını 1484’te Portekiz kralına sundu ama gerekli desteği bulamayınca aynı yıl II. Bayezid’e bir papaz eşliğinde başvurdu. Bu isteği Osmanlı kayıtlarına “II. Bayezid’den sultanın adına yeni ülkeler keşfedebilmek için emrine gemiler vermesi istedi.” şeklinde geçti. Sultan, Kolomb’u ciddiye almadı ve talebini reddetti. Piri Reis bu haritadaki bilgilerden yola çıkarak 1513’de kendi Dünya haritasını çizdi. Şehzade Korkut 29 Mayıs’ta Sultan Kansu tarafından Kahire’de muhteşem bir şekilde karşılandı. Bu arada devlet adamları bu olayın aynen Cem Sultan’ın hikâyesine benzediğinden kuşkulanmışlardı. Fakat Şehzadenin tek hedefi babasının ve Hadım Ali Paşa’nın gözünü korkutmaktı. Tüm çabalarına rağmen ataması yapılmadı ve Antalya’da kaldı.

Bu Boğdan seferinde Kili ve Akkirman (4 Ağustos) kaleleri alınarak Stefan yıllık vergiye bağlandı ve Kırım’a karadan ulaşım sağlandı. Kaybettiği yerleri geri almaya çalışan Stefan ise bunu başaramayacağını anlayınca 1501’de Osmanlılar’la yeni bir barış imzaladı. Boğdan seferi sırasında Kırım kuvvetleri Besarabya bölgesini ele geçirdiklerinden Polonya ile doğrudan temasa gelinmişti. Karşılıklı akınlar yüzünden dostça başlamayan Osmanlı-Polonya münasebetleri Macar Kralı II. Ulaszlo’nın ara buluculuğu ile iyiye dönüştü. Fâtih öldüğünde kapıcılardan Keklik Mustafa Bayezid’e gönderilirken Cem’e de haber yollanmıştı. Ancak Cem’e giden ulağın yolu kesilmiş, İstanbul’da baş gösteren karışıklıklarda Karamânî Mehmed Paşa öldürülmüş ve yeniçeriler sokaklarda Bayezid lehine nümayişe başlamışlardı. İshak Paşa bir an önce gelmesi için Bayezid’e dâvetnâmeler gönderirken onun İstanbul’da bulunan oğlu Korkut’u babasına vekâleten tahta oturtmuştu. Fâtih Sultan Mehmed’in 3 Mayıs 1481’de ölümü, Bayezid ile Karaman sancak beyi olan kardeşi Cem’i tahta geçme konusunda karşı karşıya getirdi. 1511 Temmuz’unda Şehzade Selim Vidin’den Edirne’ye geldi. Bu şehri işgal ettikten sonra Çorlu’ya geldi. Birkaç dakikalık vuruşmadan sonra Şehzade mağlup oldu.